Published On: Cum, Ara 15th, 2006

İrfan Argun’un V. Dünya Abhaz-Abaza Kongresi’ndeki Konuşması

Share This
Tags

irfanargun

KAFKAS-ABHAZYA DAYANIŞMA KOMİTESİ BAŞKANI SN. İRFAN ARGUN’UN  V. DÜNYA ABHAZ-ABAZA KONGRESİ’NDEKİ KONUŞMASI

Değerli Cumhurbaşkanımız Sn. Sergey Bagapş,
Değerli Meclis Başkanımız Sn. Nugzar Aşuba,
Değerli Başbakanımız Sn. Alexsandr Ankvab,
Değerli bakan ve milletvekillerimiz,
Rusya’dan gelen değerli misafirler,
Kuzey Kafkaslı değerli kardeşlerimiz, ve değerli konuklar,

Bugün burada, anavatanımızın başkenti Sohum’da, Abhazya Cumhuriyeti Parlamentosu’nun 18 Ekim 2006’da bağımsızlığın tanınması için yaptığı çağrıya diaspora olarak desteğimizi bütün dünyaya göstermek için toplandık.

Dünya Abhaz-Abaza Halkı Birliği Başkanı Sayın Prof.Dr. Taras Şamba ve Genel Sekreter Gennadi Alamiya’nın çağrıları üzerine Abhazya’nın bağımsızlığının korunması ve tanınması özel gündemiyle yapılan bu olağanüstü toplantıya Türkiye’den katılan arkadaşlarım ve Türkiye’de yaşayan milyonlarca diaspora mensubu adına sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Bu toplantıyı himaye eden Sayın Cumhurbaşkanımız Sergey Bağapş’a en içten teşekkürlerimi sunuyor, diaspora adına anavatanımızın kaderine dair söz söyleme onuruna eriştiğim için de en derin mutluluğumu sizinle paylaşmak istiyorum. Ve hassaten, gerek savaşta gerek bağımsızlık sürecindeki önderlik rolü nedeniyle Sayın Kurucu Cumhurbaşkanımız Vladislav Ardzınba’yı unutmadığımızı hatırlatıyor, kendisine bu vesileyle şükranlarımızı bir kez daha iletmek istiyoruz.

Bugün burada diasporanın güçlü desteği ile elde edilecek sonuç, Abhazya’nın ve bütün Abhaz halkının bir tercihi olarak bütün dünyaya sunulacaktır. Bu, Abhazya’nın ve diasporanın, bağımsızlığını 13 yıldır özenle koruyan anavatanın kaderi üzerine söz birliği ettiğinin açık bir göstergesi olacaktır.

Bütün dünya kamuoyuna, uluslararası örgütlere ve sivil toplum kuruluşlarının dikkatine ilan edilecek böyle bir kararın öneminin bilincindeyiz. Bu yüzden büyük bir görev bilinci ve mutlulukla buradayız. Omuz omuza olduğumuzu göstermiş olmaktan büyük bir mutluluk ve onur duymaktayız.

Gücünü, binlerce yıldır yaşadığı bu topraklardan, en az 1200 yıl öncesine dayanan devlet geleneğinden ve diasporadan alan Abhazya’nın bağımsız devlet olarak ortaya çıkması ne tesadüftür, ne de zoraki bir durumdur. SSCB’ye eşit statüde katıldıkları halde 1931’de statüsü düşürülüp Gürcistan’a bağlanan Abhazya ile ilgili bu haksızlık ve yanlışlık, bağımsızlık bildirisinin kabul edildiği 25 Ağustos 1990 itibariyle geride kalmıştır.

Abhazya’yı Gürcistan’la ilişkilendiren anayasal düzenlemeler de SSCB’nin dağılmasıyla bütün geçerliliğini yitirmiştir. Zira Gürcistan da kendi bağımsızlık sürecinde Abhazya ile ilişkileri düzenleyen SSCB anayasasını çöpe atıp Abhazya’nın yer almadığı 1921 tarihli kendi anayasasına geri dönmüştür. Hal böyleyken SSCB’nin kurucu cumhuriyetlerini bağımsız devletler olarak bir bir tanıyan uluslararası toplum, Abhazya’ya sıra gelince çifte standardı tercih etmiştir.

Abhazya Yüksek Konseyi, 23 Temmuz 1992’de 1925 anayasasını esas alıp Abhazya’nın bağımsız bir devlet olduğunu ilan etmiştir. Dönemin siyasi koşullarını göz önünde bulundurarak olası çatışmaları önlemeye çalışan Abhazya Parlamentosu da, Gürcistan’a eşit haklara sahip federal bir birlik kurma teklifinde bulunmuştur. Ancak Gürcistan, Abhazya ile siyasi diyalog kurmak yerine güç kullanmayı tercih ederek 14 Ağustos 1992’de Abhazya‘yı işgale kalkışmıştır. Bu, Gürcistan’ın 20.yy’da ikinci kez Abhazya’yı işgal ve soykırım girişimi olarak tarihe geçmiştir.

Türkiye’de yaşayan ve kalpleri anavatanlarıyla birlikte atan Diaspora, Abhazya devletinin varlığına kasteden bu süreçte bütün imkanlarını seferber ederek mücadelenin içerisinde yer almıştır. Şu an başkanlığını büyük bir mutluluk ve şerefle yaptığım Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi de bu dönemde kurulmuş ve o günden beri hiçbir kesintiye uğramaksızın Abhazya yönetimleri ile birlikte hareket etmiş, her defasında anavatanın benimsediği politikaları desteklemiştir. Abhazya’yı ve Abhaz sorununun Türkiye ve dünya kamuoyunun gündemine taşımak amacıyla bütün gücüyle çalışmış, Abhazya’nın sesi olmaya gayret etmiştir.

23 Ağustos 1992’den bugüne kadarki faaliyetlerimizde benden önce başkanlık yapmış bulunan sırasıyla Atay Açuşba (Ceyişakar) ve  Cemalettin Ardzınba (Ümit)’da aramızdalar. Kendilerine teşekkürlerimi sunuyorum.

Ayrıca, kuruluşumuzdan bugüne her türlü özveri ile beraber çalıştığımız arkadaşlarımdan Gündüz Geçba (Yıldırımgeç), Bediz Kuarshelia (Tantekin), Recep Agırba (Yılmaz), Bülent Ayüzba (Özbelli) ve İlhan Kuazba (Kıymet)’da aramızdalar, onlara da teşekkür ediyorum.

Yine, şu an burada da beraber olduğumuz Türkiye’de kurulu Adige ve Abhaz dernekleri Federasyonu Başkanı Cihan Candemir ve beraberindeki arkadaşlarına da huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Abhazya ile ilgili bu güne kadar ki bütün faaliyetlerimizde bizlere her türlü desteği yürekleriyle göstermişlerdir. Bu dayanışmanın bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğini biliyoruz.

Yine Avrupada’ki Adige ve Abhaz dernekleri Federasyonunun başkanı Yaşar Aslankaya’ya da bu günümüze katkı vermek üzere aramızda bulundukları için kendilerine teşekkür ediyorum.

Değerli Arkadaşlar Bildiğiniz Gibi,

Diasporanın desteği savaş döneminde olduğu gibi 1994’te imzalanan Moskova Anlaşması’yla başlayan ateşkes sürecinde de sürmüştür. Yine Abhazya Parlamentosu 26 Ekim 1994’te Abhazya’nın bağımsız demokratik, hukuk devleti olduğunu tescil eden anayasayı kabul ederken ve Abhaz halkı 3 Ekim 1999’daki referandumda yüzde 97.7’lik çoğunlukla bağımsızlığı perçinlerken diaspora anavatanın yanındaydı. 12 Ekim 1999’da Abhazya Cumhuriyeti’nin ‘Bağımsızlık Belgesi’ kabul edilirken bizler en mutlu anlarımızı yaşadık. Artık bağımsız bir devletimiz vardı ve bunun heyecanını iliklerimize kadar hissettik.

1990, 1992, 1994 ve 1999’daki tarihi dönemeçlerde olduğu gibi bugün de Abhazya, bağımsızlığının tanınması için kritik bir hamle başlatmıştır. Rusya Federasyonu’nun Abhazya’yı tanıması ve ortaklık ilişkilerinin tesis edilmesi yönündeki Abhazya Parlamentosu’nun çağrısı bütün dünya devletleri için şamildir.

Ayrılmaz parçası olduğumuz Abhazya halkının bağımsız, demokratik, hukuk devleti olma yolundaki azminin bütün dünya devletleri tarafından kabul edilmesini istiyoruz. Çünkü Abhaz halkı, savaştan çıktıktan sonra aradan geçen 13 yıl içerisinde dayatılan ambargolara ve tüm güçlüklere rağmen devlet olma yönünde ciddi kurumsal yapılanmalarını tamamlamıştır. Abhazya bugün tanınmış birçok devletten daha ileri düzeyde güçler ayrılığı prensibini yaşatmaktadır. Demokratik ve uluslararası standartlara göre yapılan seçimlerle belirlenen bir parlamentosu ve devlet başkanı, işleyen bir hükümeti, güçler ayrılığı prensibinin üçüncü önemli ayağını teşkil eden yargı sistemiyle Abhazya mücehhez bir devlettir. Ülkeyi savunacak bir ordusu ve güvenliği temin edecek polis teşkilatı, işleyen ekonomisi, düzenli maliyesi ve bankacılık sistemiyle bu ülke devlet olma yeteneğini göstermiştir.

Hakeza modern demokratik devletin en temel vasıfları olarak gösterilen meşru muhalefet, özgür basın, sivil toplum örgütleri ve ifade özgürlüğü gibi temel özgürlük alanlarında Abhazya kendini ispat etmiştir.

Esasen Abhazya halkının bağımsızlık iradesi, uluslararası hukuk, BM sözleşmeleri ve ikili anlaşmalara da uygundur.  Halkların kendi kaderlerini tayin etme hakkı uluslararası sözleşmelerle garanti altına alınmış en temel haklardan biridir. Bütün dünya devletlerine düşen bu gerçeği kabullenmek, uluslararası hukukun tanıdığı hakları Abhaz halkından esirgememek, BM Şartı’na göre ‘Bağımsız Abhazya’yı tanımaktır.

Ve ayrıca, Abhazya Parlamentosu’nun bağımsızlığın tanınması konusunda ilk muhatabı olan Rusya Federasyonu’nun bölgeye yönelik politikaları ve çıkarlarının tabi ki farkındayız. Ancak bu politikaların, bölgedeki küçük Abhazya halkının varlığını, kültürünü, toprağını ve kimliğini tamamen yok edecek bir uygulamaya dönüşmemesi gerektiğine inanıyoruz. Küresel bir aktör olarak Rusya Federasyonu’nun amaç ve hedefi bu olamaz ve olmamalıdır.

Rusya Federasyonu’nun tarihe, Kafkasya’ya ve Kafkasyalılara olan sorumluluğu ve borcu nedeniyle, bu halkın başka devletler tarafından ortadan kaldırılmasına izin vermeyeceği inancını taşıdığımızı özellikle vurgulamak istiyoruz. Bunu diasporada yaşayan Kafkas camiası olarak Rusya Federasyonu’ndan bekliyoruz. Kanaatimize göre Abhazya ve onunla aynı kaderi paylaşan Güney Osetya’nın Gürcistan uğruna gözden çıkarılması Rusya Federasyonu’nun tarihsel sorumluluğuyla bağdaşmadığı gibi bölgedeki politik çıkarları ile de bağdaşmamaktadır.

Diaspora olarak bizler, bağımsızlık sürecini ve devleti sonsuza kadar desteklemek ve yaşatmak kararlılığı ve arzusundayız.
Dün olduğu gibi bugün ve yarın maddi ve manevi bütün varlığımızla Abhazya devleti ve halkının yanındayız.
Varlığımız varlığınızdır…

TÜRKİYE’DEN TOPLANTIYA KATILAN BÜTÜN ARKADAŞLARIM ADINA VE ŞU ANDA ABHAZYA’DA OLMASALAR DA KALPLERİ BİZİMLE BURADA ATAN TÜRKİYE’DEKİ ABHAZ VE ADIGELER BASTA OLMAK UZERE MİLYONLARCA DİASPORA MENSUBU KARDEŞLERİMİZ ADINA SİZLERİ SEVGİ VE SAYGI İLE SELAMLIYORUM.

Yaşasın Abhazya Devleti,

Yaşasın Abhazya Halkı .

(15.12.2006)

Gürcistan İşgal Saldırısı

Videos